google-site-verification: google3b843533d74b7e6f.html Müziğe Giriş Enstrüman Bilgisi

Müziğe Giriş Enstrüman Bilgisi

August 19, 2017

 

 

Enstrümanlar ve Yapıları

 

Çalgı Türleri 5’e ayrılır. 

  • Vurmalı Çalgılar

  • Nefesli Çalgılar 

  • Tuşlu Çalgılar 

  • Telli Çalgılar 

  • Yaylı Çalgılar

 

    Vurmalı Çalgılar

      Perküsyon ya da vurmalı çalgılar, müzikte ritim yapısı kurulmak için kullanılır. Ritim, eski Yunanca da ‘akış’ anlamına gelmektedir. Değişen uzunlu ve vuruşların ortaya çıkardığı ses bütünlükleri ve serileri ritimleri oluşturur. Modern müzikte ritim yapıları, genellikle perküsyon aletleriyle icra edilir. Üzerine elle veya başka bir cisimle vurularak, çalkalayarak, sürtülerek ses elde edilen her obje vurmalı çalgıdır.

      Vurmalı çalgılar genel olarak bir müzik parçasında ritmi belirler. Fakat vurmalı çalgılar aynı zamanda melodiyi de icra edebilirler. Askeri müziklerde vurmalı çalgılar askerlerin hareketlerinin belirleyicisi olmuşlardır. Klasik müzikte Haydn ve Mozart ile beraber en az bir timpani bölümünü içermeyen bir parça bulunmamaktadır. Caz müzikte de vurmalı çalgıların rolü çok önemlidir. Cazın alt dallarından birçoğu vurmalı çalgıların farklı ritimlerine göre adlandırılır. Popüler müzikte de vurmalı çalgıların önemi artarak devam etmiştir. Tüm bir hip hop fenomeni vurmalı çalgılar üzerine kurulmuştur. Rock müzik icra eden gruplarda davul setleri sahnenin ortasında bulunur.

 

 

 

 

Vurmalı Çalgılar ;

  • Bateri                                     - Timpani

  • Bendir                                    - Ziller 

  • Bongo                                     - Çan

  • Marimba                                - Davul

  • Cajon                                     - Darbuka

  • Tabla                                     - Kaşık ( Çalgı )

 

Günümüzde perküsyon kelimesi müzik dışındaki alanlarda da ‘iki birimin birbirine çarparak ses üretmesi’ anlamında kullanılmaktadır. Fakat en yaygın kullanım alanı müziktir.

 

 Nefesli Çalgılar

    Nefesli çalgılar (üflemeli çalgılar), içindeki havanın titreşmesiyle sesin oluştuğu çalgıların ortak adıdır. Nefesli Çalgılar, Tahta Nefesliler ve Bakır Nefesliler olarak 2’ye ayrılırlar.

 

Tahta Nefesliler ;                   

  • Ney

  • Obua

  • Klarnet 

  • Fagot  

 

Bakır Nefesliler ;

  • Korno 

  • Trompet

  • Trombon

  • Tuba 

  • Saxafon

 

     Üflemeli Çalgılardan bir çoğu aktarımlı sazlardır. Portre üzerinde yazıldıkları yer ile okunuşları arasıda fark vardır. 

 

 

    Tuşlu Çalgılar

     

     Org (Er­ga­nun)

      Org is­mi La­tin­ce or­ga­num ke­li­me­si­nin kı­sal­tıl­ma­sı­dır. Tuş­lu çal­gı­la­rın ata­sı ola­rak ka­bul edi­lir. İlk org, su gü­cüy­le ça­lış­mış M.Ö(150-200) yıl­la­rı ara­sın­da Kte­si­bi­os adın­da bir ki­şi ta­ra­fın­dan Mı­sır'da icat edilmiştir. Mü­zik ens­trü­man­la­rı için­de en de­va­sa bo­yut­la­ra sa­hip olan org­tur. Öy­le­dir ki dev ka­ted­ral­le­rin sa­lo­nun­da üç kat­lı bir bi­na bü­yük­lü­ğün­de org­la­ra rast­la­mak müm­kün­dür. Kla­sik ba­tı mü­zi­ğin­de org için ya­zıl­mış eser­ler bu­lu­nur.

 

    Kli­se Or­gu

     M.S 3. yüz­yıl­dan son­ra org­lar­da su ba­sın­cı ye­ri­ne ha­va ba­sın­cı kul­la­nıl­ma­ya baş­lan­dı. Bu dö­nem­den son­ra ya­pı­lan org­lar za­man­la ge­li­şe­rek gü­nü­müz­de ki­li­se­ler­de kul­la­nı­lan org­la­ra dö­nüş­tü. Kli­se or­gu Gospel mü­zi­ği­nin ana ens­trü­ma­nı ola­rak da bi­li­nir.

 

    Ham­mond Or­g

    20. Yüz­yı­lın baş­la­rın­da Lau­rens Ham­mond ta­ra­fın­dan icat edi­len ilk elek­trik­li org­tur. Ana­log dev­re­le­ri olan ve lam­ba­lı bir ens­trü­man­dır ve tek­nik ba­kım­dan gü­nü­müz­de­ki elek­tro­nik org­lar ile il­gi­si yok­tur. Mü­zik oto­ri­te­le­rin­ce 80'li yıl­la­rın rock mü­zik so­und’una yön ve­ren ens­trü­man ol­du­ğu da söy­le­nir.

 

    Synthe­si­zer (Sen­tez­le­yi­ci)

     1960'lı yıl­la­rın ba­şın­da Ro­bert Mo­og ta­ra­fın­dan üre­ti­len tuş­lu çal­gı­la­rın kul­la­nım ala­nı­nı ge­niş­le­ten ve da­ha mo­dern bir ya­pı­ya ka­vuş­tu­ran ens­trü­man­dır. Elek­trik akı­mı ve fre­kans de­ğer­le­ri­nin de­ğiş­ti­ril­me­siy­le ses üre­tip sen­tez­len­me­si­ni sağ­la­yan synthe­si­zer’ın or­ta­ya çık­ma­sın­da the­re­min isim­li ens­trü­man il­ham kay­na­ğı ol­muş­tur.

 

Gü­nü­müz­de Ana­log Synthe­si­zer, Di­ji­tal Synthe­si­zer, Vir­tu­al Ana­log Synthe­si­zer ol­mak üze­re üç fark­lı ya­pı­da bu­lu­nur. Elek­tro­nik mü­zik ve tü­rev­le­rin­de kul­la­nı­mı yay­gın olup,gü­nü­müz­de R&B, Rock, Brit pop gi­bi tarz­lar­da da et­ki­li ola­rak kul­la­nıl­dı­ğı gö­rü­lür.

 

       Work­sta­ti­on (İş İs­tas­yo­nu)

       Synthe­si­zer’la­rın di­ji­tal ya­pı­da olan­la­rı­na ritm ve se­qu­en­cer gi­bi özel­lik­ler ek­le­ne­rek el­de edi­len klav­ye­le­re Work­sta­ti­on de­ni­lir. Geç­miş­ten gü­nü­mü­ze Aran­jör­le­rin ve or­kes­tra eş­li­ğin­de sah­ne­ye çı­kan key­bo­ard'çu­la­rın ( Elek­tro­nik dev­re­le­ri olan tuş­lu çal­gı­la­ra ge­nel ola­rak key­bo­ard/klav­ye de­nil­mek­te­dir) en çok ter­cih et­tik­le­ri klav­ye tür­le­ri work­sta­ti­on­lar’dır. 

 

Bi­li­nen ilk work­sta­ti­on 1980'li yıl­la­rın so­nun­da üre­ti­len KORG M1 olup, bu ci­haz ki­mi aran­jör­ler ta­ra­fın­dan ha­len kul­la­nıl­mak­ta­dır.

 

       Akor­de­on

      1822 ta­ri­hin­de Chris­ti­an Fri­ed­rich Lud­wig Busc­hmann ta­ra­fın­dan icat edil­miş­tir.

Kö­rü­ğün ha­re­ke­te ge­çi­ril­me­siy­le olu­şan ha­va akı­mı­nın et­ki­le­di­ği ser­best me­tal­le­rin tit­reş­me­siy­le ses çı­kar­tan çal­gı­dır. Kaf­kas mü­zi­ği­nin vaz­ge­çil­mez ens­trü­ma­nı olan akor­deo­nun Çer­kez kül­tü­rün­de önem­li bir ye­ri var­dır. 

 

Ro­land fir­ma­sı­nın geç­ti­ği­miz yıl­lar­da pi­ya­sa­ya çı­kart­tı­ğı elek­tro­nik akor­de­on ise dev­rim ni­te­li­ğin­de olup kla­sik akor­de­on gö­rü­nü­mü­ne MI­DI tek­no­lo­ji­si ve pil ile ça­lı­şa­bil­me özel­li­ği ek­le­miş­tir.

 

       Klav­sen

       Pi­ya­no­nun ata­sı ola­rak bi­lin­mek­le bir­lik­te pi­ya­no ile tek ben­zer ya­nı iki ens­trü­ma­nın da tuş­lu çal­gı­lar sı­nı­fın­dan ol­ma­sı­dır. Ana­log me­ka­niz­ma­la­rı, ça­lış tek­ni­ği ve ses ren­gi ola­rak ara­la­rın­da pek ben­zer­lik bulunmaz. Pi­ya­no­nun ica­dın­dan ön­ce ba­tı mü­zi­ği bes­te­ci­le­ri­nin kul­lan­dı­ğı bir ens­trü­man ol­du­ğu bi­li­nir. Hat­ta pi­ya­no­nun ica­dın­dan son­ra da ilk 50 yıl sü­re­sin­ce klav­sen ile ça­lış­ma­ya de­vam eden bes­te­ci­ler olmuş­tur.

  

     

 

       Piyano

       1700'lü yıl­lar­da Bor­to­lom­me­o Cris­to­fo­ri ta­ra­fın­dan icat edil­miş­tir. Tuş­lu çal­gı­lar sı­nı­fı­na da­hil ol­ma­sı­nın ya­nı sı­ra org­tan far­kı çe­kiç me­ka­niz­ma­sıy­la ça­lı­şan tel­li bir ens­trü­man ol­ma­sı­dır. İlk adı pia­no e for­te olan ens­trü­man klav­se­nin me­ka­niz­ma­sı­nın de­ğiş­ti­ril­me­siy­le or­ta­ya çık­mış­tır. Kon­sol Pi­ya­no, Grand Pi­ya­no, Di­ji­tal Pi­ya­no, Elek­trik­li Pi­ya­no gi­bi çe­şit­le­ri bu­lun­mak­la bir­lik­te kla­sik ba­tı mü­zi­ği eser­le­rin­de kul­la­nı­lan en önem­li çal­gı­lar­dan bir ta­ne­si­dir.

Rho­des Pi­ya­no

1950'li yıl­la­rın so­nun­da elek­trik­li pi­ya­no üre­ti­ci­si Ha­rold Rho­des ile Le­o Fen­der bir ara­ya ge­le­rek Fen­der Rho­des Bas Pi­ya­no'yu üret­ti­ler. Ken­di ha­lin­de vin­ta­ge bir to­nu olan bu ye­ni elek­trik­li pi­ya­no mo­de­li ikin­ci dün­ya sa­va­şı son­ra­sın­da jazz ve pop mü­zik­te sık­ça kul­la­nıl­ma­ya baş­lan­dı.

 

       Dijital piyano

      Grand pi­ya­no­nun di­ji­tal ola­nı­dır. Elek­trik­li pi­ya­no ile ka­rış­tı­rıl­ma­ma­lı­dır. Ses ban­ka­sı, met­ro­nom, ritm, di­ji­tal no­ta ek­ra­nı olan mo­del­le­ri de bu­lu­nur. Di­ji­tal pi­ya­no­lar da elek­trik­li pi­ya­no­lar­da ol­du­ğu gi­bi kendilerine öz­gü ses üre­teç­le­ri bu­lun­ma­dı­ğın­dan yal­nız­ca ban­ka­la­rın­da yük­lü olan samp­le ses­le­ri kul­lan­ma­mı­za ola­nak sağ­lar.

 

        Keytar

        İki ens­trü­ma­nın sen­tez­len­me­siy­le olu­şan tuş­lu çal­gı­lar­dır. Key­bo­ard ve Gui­tar isim­le­ri birleştirilip key­tar is­mi tü­re­til­miş­tir. Ge­nel­lik­le sağ el ile klav­ye üze­rin­de so­lo atı­lır­ken sol el ile sli­de, mo­dü­las­yon gi­bi ekstra özel­lik­ler kon­trol edi­lir. As­kı­sı bağ­la­nıp elek­tro gi­tar gi­bi ayak­ta ça­lın­ma­sı şart ol­ma­mak­la bir­lik­te te­mel özel­li­ği ve or­ta­ya çı­kış ama­cı bu­dur.

 

       Vocoder

       İn­san se­si si­mü­las­yo­nu yap­ma­sı için te­le­fon ope­ra­tör­le­rin­de kul­la­nıl­mak üze­re ge­liş­ti­ri­len me­ka­niz­ma KORG fir­ma­sı ta­ra­fın­dan klav­ye ek­le­ne­rek ye­ni bir tuş­lu ens­trü­ma­na dö­nüş­tü­rül­müş olup adı­na da vocoder de­nil­miş­tir. Elek­tro­ni­ka, trip hop gi­bi tarz­lar­da kul­la­nı­mı yay­gın olan vo­co­der'le­rin ana­log ve di­ji­tal ola­rak iki fark­lı mo­de­li bu­lun­sa da gü­nü­müz­de da­ha çok di­ji­tal olan­la­rı kul­la­nıl­mak­ta­dır.

        

          Melodika

         1950’li yıl­la­rın ba­şın­da Hoh­ner ta­ra­fın­dan icat edi­len me­lo­di­ka İl­ko­kul öğ­ren­ci­le­ri­ne te­mel mü­zik öğ­re­ti­mi ve­ril­me­si ama­cıy­la ya­pıl­mış ne­fes­li ve tuş­lu bir çal­gı­dır. Ün­lü jazz mü­zis­ye­ni Phill Moo­re Jr.’ın 1969 yılında ya­yın­la­dı­ğı Right On al­bü­mün­de me­lo­di­ka­ya yer ver­me­si ens­trü­ma­nın mü­zik çev­re­le­rin­ce ta­nın­ma­sı­nı ve ka­bul gör­me­si­ni sağ­la­mış­tır. Te­nor, al­to, sop­ra­no, bas ve çift el me­lo­di­ka ol­mak üze­re 5 fark­lı mo­de­li bu­lu­nur.

 

        Midi klavye

       Di­ğer tuş­lu çal­gı­lar­da ol­du­ğu gi­bi ken­di­ne öz­gü se­si ol­ma­yan,ta­şı­dı­ğı Midi sin­yal­le­ri ile bilgisayar ya­zı­lı­mı ya­da synthe­si­zer mo­dü­lü­nün içe­ri­sin­de­ki ses ban­ka­la­rı­nı kul­la­na­rak mü­zik yapmamızı sağ­la­yan ens­trü­man­dır. Aran­je, ka­yıt, mix gi­bi iş­lem­ler­de sık­ça kul­la­nıl­ma­sı­nın ya­nı sı­ra üst dü­zey ses kart­la­rı ile bir­lik­te sah­ne per­for­mans­la­rın­da kul­la­nı­mı­na da rast­la­ya­bil­mek­te­yiz.

 

      Telli Çalgılar

    Sesin, gerili bir telin titreşmesiyle elde edildiği tüm çalgılar telli çalgılar kapsamındadır. Telli çalgılar, titreşen teller aracılığı ile ses üreten müzik aletleridir. Teldeki Titreşimin  başlatılmasında kullanılan yöntemlerin farklılığından dolayı bu çalgılar 3 e ayrılır: 1- Yaylı Telli - titreşim bir yayın tele sürtmesiyle elde edilir ( Yay, üzerine boydan boya at kılı gerilmiş, hafifçe içe doğru kıvrık tahtadan bir çubuktur.) 2- Mızraplılar - titreşim telin mızrapla,parmakla yada tırnaklaçekilmesiyle elde edilir. 3- Tokmaklılar - titreşim küçük bir tokmağın tele vurmasıyla elde edilir.

      

      Gitarlar 

   Gitar, parmakla veya pena ile çalınan, esasen sekiz şekline benzeyen, yan kısımları oval, sap üzerinde ses perdeleri olan, telli bir çalgı türü. Gitarlar genelde altı tellidir ve farklı çeşitlerdeki ağaç türlerinden yapılabilirler. Gitar neredeyse her türlü müzik türünde kullanılan bir müzik aletidir.

 

 Gitar Türleri :

 

 - Klasik Gitar 

 - Akustik Gitar 

 - Elektro Gitar

 - Bass Gitar 

 - Perdesiz Gitar 

 - 12 Telli Gitar 

 - Jazz Gitar

 

    Klasik Gitar 

   Klasik gitar, tüm gitar türlerinin atası olarak tanımlanabilir. Gitarın gövdesinin ortasında ses deliği denilen yuvarlak bir boşluk bulunur. Gitarın telleri titreştiğinde gövdenin içinde bulunan hava titreşir ve tek çıkış noktası olan bu yuvarlak boşluktan dışarı ses olarak geri çıkar. Klasik gitarda; kalın 3 tel, ipek üzerine sarılmış çelik, ince 3 tel ise naylondur. Genellikle parmak ile çalınır. Klasik gitarda sağ elin görevi daha fazladır. Sağ eli kullanarak gitarda çok farklı ritim ve harmonikler oluşturulabilir. Genelde klasik ve flamenko tarzı müziklerde kullanılır.

 

 

    Akustik Gitar

  Görünüş itibariyle klasik gitarı andıran akustik gitarın gövdesi, klasik gitardan biraz daha şişman ve basıktır. Daha dar bir sapa ve çelikten yapılmış tellere sahip olması, akustik gitarın klasik gitarla arasındaki en büyük farktır. Tellerin çelikten olması, akustik gitarın klasik gitardan daha basınçlı gergin bir sapa sahip olmasını ve sesinin klasik gitardan daha sert ve temiz çıkmasını sağlar. Genellikle akustik gitarların en kalın 4 teli sarımlı çelik, diğer 2 teli ise sarımsız çeliktir. Akustik gitarlar genellikle penayla çalınır. Rock, Blues, ve Caz müzik türlerinde çok kullanılan bir gitar türüdür.

 

 

 

 

      Elektro Gitar

   Elektro gitar çok basit bir tanımla tellerin titreşimini gövdesinde bulunan manyetikler sayesinde elektrik akımına çeviren ve bir amfi yardımıyla akımı yüksek seviyede sese dönüştürebilen gitar türüdür. Diğer gitarlarla elektro gitarların kısımları aynıdır. Ek olarak elektro gitar için birkaç bölüm daha eklenebilir. Bunlar: Tremolo kolu, manyetikler, ses ve ton ayarı, switch...     

 

  

       Bass Gitar

    Çalışma prensibi elektro gitara benzer. Fakat sesi normal gitarlardan 1 oktav kalındır. Portede bas gitar için Fa anahtarı kullanılır. Değişik çeşitlerde bas gitarlarda bulunmaktadır: genelde 4 telli, 12 telli, 6 telli, 7 telli, 5 telli, perdesiz, kafasız.

 

 

      Perdesiz Gitar

    Ara sesleri verebilmek için yapılmıştır. Normal gitara çok benzese de oldukça farklı bir ses rengine sahiptir. Perdesiz gitarı 1976 yılında Erkan Oğur, Türk müziği seslerine olan ihtiyacı için üretmiştir. Hasan Cihat Örter, Perdesiz Gitar Metodu DVD çalışması yapmıştır. https://www.youtube.com/watch?v=hca-KJlVtJI Daha sonraları perdesiz elektrik gitar, 8 telli perdesiz gitar, çift saplı elektrik ve klasik perdesiz/perdeli gibi farklı modelleri üretilmiştir.

 

 

     Jazz Gitar

   Göbekli, boş veya yarı dolu gövdeli ve genellikle caz müzikte kullanılan geniş gövdeli gitar türü.

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                         Music Producer

                                                                                                                                                           Barış Demirel

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

Oda Akustiği ve Yerleşimi

November 14, 2016

1/1
Please reload

Son Paylaşımlar
Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara
Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square